Bugün yine çok uslusun maşallah :) Zaten sen geldin geleli hiç sıkıntı vermedin ki anneye. Sadece arada bir bulantılarım oldu ve toplasan 5 kere bile kusmadım. Ağzımdaki iğrenç tadı da saymazsak hiçbir sorun yaşamadık Allah'a çok şükür. En son görüşmemizden beri bir sürü şey oldu. Hafta sonu ananenlerde kaldım. Nefis bir ızgara çupra keyfi yaşattılar bana. Babişko balık sevmediği, hatta kendisiyle aynı sofraya bile oturmadığı için orada balık yedim ben de :) Balık senin için çok faydalı biliyorsun. Afiyetle balığımı yedim. Havuç salatasına ekmeğimi bandımmm. Harikaydı ama ne olduysa yemeğin sonunda -sanırım o sofranın görüntüsü yüzünden- midem bulandı ve kustum :) Ben banyoda kusarken ananen mutfaktan bağırıyordu : "ayol o kadar para verdik, hayrını görmeden kusmasaydın hepsini. hahahaha" diye... Evet yavrum, ailemizin espri yeteneği çok gelişmiş :P
Sonra ertesi sabah yine babanın tiksindiği bir şey yaparak ikea'ya kahvaltıya gittik. Annişkon yine kıtlıktan çıkmış gibi kahvaltı etti. En sevdiğim öğündür kahvaltı. Hele kalabalık sofralarda muhabbetle karıştırılıp yapılanının tadına doyulmaz. Sıcak simidime krem peynirimi sürerek, domateslerimle de bunu birleştirip yerken annemlerden son dedikoduları dinleyerek yaptım kahvaltımı.Omletimi de ihmal etmedim tabi bu arada :) İnanır mısın çayı pek sevmem ama, o sabah o sofrada tam 4 fincan çay içtim.Daha sonra da her zaman olduğu gibi ikea'yı baştan sona bir güzel turladık. Hiçbir şey almadık ama bu sefer. (Nasıl oldu bu, hayret?)
Oradan da hemen karşısında olan Forum AVM'ye geçtik. Orada gezerken teyzen olacak küçük cadı bir pantolon beğendi. Ama pantolonun ön tarafı hiç güzel durmadığı için almasına izin vermedik. Kendisi küçük çaplı bir kriz geçirip benle tartışmaya başlayınca eve dönmeye karar verdik. Sen sakın ergenliği teyzen gibi yaşama e-mi yavrukuşum :)))
Pazar günü evimize döndüm. Yolda gerçekten canım çıktı. Babişkon evi toparlamış, bulaşıkları yıkamıştı :) Hemen pazara gittik. Senin için taze domatesler, yeşillikler, armutlar, nektarinler, sebzeler meyveler aldık :) Sonra da evimize geldik. Ben öyle yorgundum ki o akşam için babişkona verdiğim yemek sözünü tutamadım, uyudum kaldım. Ama ertesi gün harika bir sofrayla bunu telafi ettim.
Dün de teyzoşunla buluşup Eminönü'ne gittik. Fimo almaya diye gidip yine pasta malzemelerine bir dünya para harcadım :) Babişko bilmiyor. Artık bıktı sanırım insanlar benim bu pastacılık merakımdan. Bugün sinemaya gidip sonra da evde pasta yapacağız birlikte :) Sen geldiğinde de her doğum günü pastanı ben yapmak istiyorum. Seninle beraber. Sen hangisini istersen :) Umarım benim buna gücüm ve sabrım olur, senin de ergenlik kaprislerin engel olmaz :) Akşam da baişkoya aldığımız paşa lokumlarını yedik bi güzel. Harikaydılar.
Hep yemek-içmekten bahsettiğim bir yazı oldu ama idare et tatlım. Daha kahvaltı etmedim. Kafamdan atamıyorum domateslerin, beyaz peynirlerin, omletlerin görüntüsünü :) Dur gidip çayı koyayım da şu uyukucu teyzoşunu da uyandırayım. Zeytin kapısında ağlamaktan helak oldu :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder